4 Ekim 2013 Cuma

Bu yazımda Osmanlı devletinin nasıl bir ikilemde kaldığını ve bir Türk devletimi yoksa bir İslam devletimi olduğunu kendi fikirlerim doğrultusunda anlatmaya çalışacağım.

Osmanlı devleti herkesin bildiği üzere kuruluş aşamasında tüm kurumlarıyla bir Türk devletidir, ama bu durum ilerleyen zamanlarda değişecek ve Osmanlı bir Türk devleti olmaktan daha çok bir İslam devleti olacaktır. İlk olarak Yeniçeri ocağıyla başlayalım, Yeniçeri ordusu tamamen savaşlar sonucu elde edilen küçük çocukların devşirilme usulü sonucu oluşturulan ve saray etrafında yani merkezde görevlendirilen bir ordudur. Osmanlı Türklerden oluşan orduyu daha çok sınırda kullanıyor devşirme usulü oluşturulan Yeniçeri ordusunu ise sarayda yani merkezde kullanıyordu, bu aslında Osmanlı ileri gelenlerinin ve Padişahın Türklerden daha çok devşirme usulü yetişen Osmanlı vatandaşlarına verdiği önemi gösteriyordu. Çünkü Osmanlı tarihi bir çok Türkmen isyanıyla doludur ve bu durum ilerleyen zamanlarda Türklerin saray ve merkezden uzaklaştırılıp daha çok taşrada kullanılmasına neden olmuştur.

 Bir ikinci durumda Osmanlı devletinde bulunan üst düzey yöneticiler yani vezirler, bunlarda daha çok devşirme usulü sonucu yetiştirilen çocuklardan seçiliyor ve bu çocuklar en üst düzey olan Vezir-i azam rütbesine erişebiliyorlardı. Diğer taraftan bu konuma baktığımızda bu rütbeye yükselmiş bir Türk görmek zordur bu bize yine Padişah ve Hanedan üyelerinin yanlarında yönetici olarak Türklerden daha ziyade devşirme usulü yetiştirilen insanları tercih ettiklerini gösteriyor, bu durumu yine Türkler arasında geçmişte meydana gelen çatışma ve isyanlara bağlayabiliriz. 

Aslında bu durumu bir çok örnekle daha açıklayabiliriz Osmanlının üst düzey bir çok askeri kumandanı da yine devşirme usulü yetiştirilen insanlardan oluşuyordu. Yine Osmanlı padişahlarının eşlerinin tamamına yakını sonradan Müslüman olan yabancı kadınlardı. İşin ana fikri Osmanlı devletinin  evet başta belirgin olan özelliği Türk olmasıydı ama bu belirginlik yerini ilerleyen zamanda İslami kimliğe bırakmış ve İslami kimliği daha ön plana çıkmıştır bu İslami özellik Yavuz Sultan selim döneminde halifeliğin alınmasıyla tavan yapmış buna bağlı medreselerde pozitif ilimler bir kenara atılıp dini ilimler ön plana çıkmıştır. Bu durum bize Osmanlı devletinin bir Türk devleti değilde aslında bir İslam devleti olduğunu gösteriyor ve  Türk İslam devleti olarak bilinen özelliğini de yıkıyor aslında.

Son olarak Osmanlının İslami özelliğinin ön plana çıkmasının getirdiği artı ve eksi yönlerden biraz bahs edelim. İslamın Osmanlı devletine benim fikrime göre kazandırdığı en büyük artı uzun süreli yaşaması ve farklı milletlerden oluşan bir coğrafyayı bir imparatorluğu uzun süre ayakta tutabilmesidir. Osmanlı böyle büyük bir coğrafyada 624 yıl yaşamasını bir anlamda İslama borçludur. Şimdi gelelim bu durumun Osmanlıya getirdiği eksi yana özellikle Yavuz Sultan Selim döneminde alınan Halifelik makamı ve buna bağlı Mısırdan medreselere getirilen bir çok din adamı Osmanlı medreselerinde pozitif ilimlerin bir kenara itilmesine ve tek yönlü bir eğitimn oluşmasına neden olmuşlar ve bu durumda Osmanlının bilim yönünden zayıflamasına neden olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder